İYİ PARTİ DOLDURUR MU?
Türk siyasi hayatı, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana hiçbir zaman bu kadar merkez milli kimlikli parti boşluğuna düşmemişti. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi, iki kutuplu Türk siyasetinin ana aktörleri olarak anketlerde oylarını kafa kafaya götürmektedir. Görünen o ki durum gerçekten böyle. Bir yanda kendini muhafazakârlığın temsilcisi olarak gören Adalet ve Kalkınma Partisi, diğer yanda kendini sosyal demokratların kalesi olarak tanımlayan Cumhuriyet Halk Partisi… Peki, nerede bu ülkenin merkez partisi?
Parlamentoya baktığımızda bu sorunun en güçlü tek adayının İYİ Parti olduğu görülüyor. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybının ardından, üzerine Meral Akşener’in kurucusu olduğu partiden istifa etmesi, İYİ Parti’yi ciddi bir düşüşe sürükledi. Son yerel seçimlerde ise neredeyse tabela partisi olma yoluna girdiği, birçok otorite tarafından dile getirildi. Ancak genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu, partideki birçok önemli ismi tutmayı başardı.
Müsavat Dervişoğlu’nu analiz ettiğimde, çok iyi bir hitabet yeteneğine sahip olduğunu, gündemdeki olayları agresifleşmeden, tane tane ve herkesin anlayabileceği şekilde ifade ettiğini gördüm. Anketlerde, Meral Akşener’in istifasından sonra yüzde 2’lere düşen İYİ Parti’yi yüzde 5’lere kadar çıkarmayı başardı. Bu ciddi bir başarıdır. İYİ Parti’nin kurumsal kimliğinin en büyük avantajı, iki seçimdir parlamentoda yer almasıdır. Ayrıca kurumsal olarak neredeyse bütün il ve ilçelerde teşkilatlanmış bir partiden bahsediyoruz.
Günümüz siyasi gündeminde ise “Terörsüz Türkiye Komisyonu”na katılmayarak çok kritik bir karara imza attılar. Türkiye’de çoğu kişinin içeriğini bilmediği bu komisyon için İYİ Parti, “Biz de anlamadık” diyerek katılmama kararı aldı. Bana göre bu doğru bir karardı, çünkü bu komisyonun nedeni ve sonucu birçok kişi tarafından çok iyi biliniyor. Doğru olan, katılmamaktı.
Araya bir not olarak şunu da eklemek isterim: CHP, “Bizim cumhurbaşkanı adayımızın tutuklanması hukuki değil, siyasidir, tutuklayan da bellidir” dedi. Peki, o zaman merak ediyorum. Sizin cumhurbaşkanı adayınızı, sizin ifadenizle, siyaseten tutuklayan partiyle neden aynı komisyona giriyorsunuz? Sizin yüzünüze sağ elle yumruk atmak suç, sol elle atmak serbest mi? Buradan, CHP’nin Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluk sürecini aslında siyasi değil, hukuki olarak değerlendirdiği sonucunu çıkarıyorum. Öyle ki AKP ile ortak komisyon çalışmalarına başladılar.
Gelelim tekrar yazımızın konusuna… İYİ Parti, bu komisyon sürecinde merkezde durarak ve kararsız seçmene kendisini doğru şekilde anlatarak ciddi bir oy oranına ulaşabilir. Bonus olarak, ki öyle olacak gibi görünüyor, olası bir Zafer Partisi ittifakında mecliste yer alması hâlinde, bu ittifakın parlamentoda ciddi bir çoğunluğa, en azından söz hakkına sahip olacağı kesin gibi duruyor.
Yorumlar
Yorum Gönder