Normalde geçmişte kalmış siyasi figürler hakkında yazı
yazmayı tercih etmiyorum. Gündemde olan olayları yazıyorum; ancak bugün,
düşüncelerimi kaleme alacağım kişi beni ve diğer çoğunluğu fazlaca yoran biri,
yani Kemal Kılıçdaroğlu. Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) kaset skandalının
ardından Deniz Baykal’ın istifa etmesiyle oluşan genel başkan boşluğunu
doldurmak için kurultaya gidildi. 22 Mayıs 2010’da yapılan kurultayda Kemal
Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçildi. Benim için 22 Mayıs 2010, CHP’nin en
kara günlerinden biridir. Önümüzdeki yıllarda her 22 Mayıs tarihinde, CHP’de
yas ilan edilip genel merkez ve tüm il ve ilçe teşkilatlarında bayraklar yarıya
indirilmelidir.
Kemal Kılıçdaroğlu, 14 yıllık genel başkanlık döneminde
bütün amaçlarına ulaşmıştır. Şimdi nasıl ulaştığını merak ediyor olabilirsiniz.
2019 yerel seçimlerinde büyükşehirlerin kazanılması hariç ortada bir başarı
olmadığını söylüyorsunuz. Ancak Kılıçdaroğlu, kendi perspektifinde tek başarısızlığının
2019 yerel seçimlerinde büyükşehirleri kazanmak olduğunu düşünmüştür.
Kılıçdaroğlu asla kendisi ve partisinin iktidar olmasını istemeyen, muhalefette
pasif bir pozisyonda kalmayı amaçlayan biridir. Türkiye Cumhuriyeti'nin
yönetimine talip olmak yerine, CHP Genel Başkanlığı'na talip olmuştur. Kemal
Kılıçdaroğlu, koltuğuna aşık olan ve asla ülkesini düşünmeyen bir
kişidir. Seçim kaybetme konusunda sadece ülkemizde değil dünya çapında büyük bir şöhret
yakalamıştır.
14 yıllık genel başkanlığı süresince CHP, 2011, 2015 (iki
seçim), 2018 ve 2023 genel seçimlerini; 2014 yerel seçimlerini; 2014, 2018 ve
2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve 2017 anayasa referandumunu kaybetmiştir.
Normal şartlar altında uzun yıllar önce partisinin genel başkanlığından istifa
etmesi gereken Kılıçdaroğlu, her seçim kaybettiğinde koltuğuna daha sıkı
tutunmuştur. Kendisinin koltuk sevdası, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçim
kazanma makinasına dönüşmesini sağlamıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın 2012 yılında attığı “CHP'nin başında bu beyefendi olduğu sürece ben
de halimize hamdediyorum. İşimiz kolay.” tweeti, Erdoğan’ın ne kadar haklı
olduğunu göstermiştir. Kemal Kılıçdaroğlu, koltuğuna en büyük rakipleri aday
gösterip kaybetmelerini sağlayarak genel başkanlığını sürdürmüştür. 2018 yılı
cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, partinin en güçlü ve koltuğuna en büyük aday
gösterilen Muharrem İnce'yi, seçimleri kaybedeceğini bildiği halde bilerek aday
göstermiş ve seçimi kaybettirmiştir. Kılıçdaroğlu’nun planı tutmuş, en büyük
rakibinin Türk siyaset tarihinde yıldızını söndürmüştü.
2019 yerel seçimlerinde, özellikle Ekrem İmamoğlu’nun
kazandığı İstanbul seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nu aşırı tedirgin etmiştir.
Bir de üzerine 2019 İstanbul yerel seçimleri tekrarlatılıp Ekrem İmamoğlu herkesin
gözünde mağdur olunca, Kemal Kılıçdaroğlu daha da gerilmiştir. 2023
cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, ilk defa muhalefet iktidarı tek ayak üzerinde
yakalamıştı. Ekonomi, mülteci sorunu gibi durumlardan dolayı halkın ciddi bir
bölümü farklı alternatiflere yönelmeye müsaitti. Bunu fark eden Kılıçdaroğlu,
seçimi kazanırız korkusuyla hemen Altılı Masa’yı daha da kamuoyunun önüne
çıkardı. Altılı Masa’da İYİ Parti hariç diğer partilerin toplam oy oranı yüzde
2 bile değildi. Seçim kaybedilmesi için yapılması gereken tüm saçmalıkların
yapılması lazımdı. Kemal Kılıçdaroğlu, kendi listelerinden Gelecek, DEVA,
Saadet ve Demokrat Parti’ye milletvekilleri verdi. Yüzde 1 oyu olmayan partiler
bile 15-20 milletvekilini Kılıçdaroğlu sayesinde meclise sokmayı başardılar.
Kılıçdaroğlu, olası Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun aday
olması durumunda seçimi kazanacaklarını biliyordu. Bu yüzden, ülke ne durumda
olursa olsun, seçimi kazanamayacak birini arıyordu ve sonunda buldu: o kişi
kendisiydi. Kemal Kılıçdaroğlu, masadaki diğer partilere milletvekilliği
vererek kendisini cumhurbaşkanı adayı olarak dayattı. Başta Meral Akşener karşı
çıkmasına rağmen, sonunda kamuoyu baskısından çekinip durumu kabul etmek
zorunda kaldı. Ve seçimler oldu; Recep Tayyip Erdoğan 2023 cumhurbaşkanlığı
seçimlerini 2. turda kazandı. Seçim gecesi kameraların karşısına geçen Kemal
Kılıçdaroğlu, "Mücadelemize devam edeceğiz" diyerek koltuğu
bırakmayacağını ifade etti.
Artık işler değişmeye başlamıştı. Seçimin hemen ardından
Ekrem İmamoğlu’nun "İktidar için değişim" kampanyası başladı.
Ardından, kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı aday olan Özgür Özel CHP genel
başkanlığını kazandı. Kurultaydan önce “Tekrar adayım” diyen Kemal
Kılıçdaroğlu, “Gemiyi limana park edip genel başkanlığı bırakacağım” gibi saçma
bir argüman üreterek işleri daha da karmaşık hale getirdi. Ortada bir gemi
kalmamıştı. Kurultaydan sonra bir süre ortalarda görünmeyen Kılıçdaroğlu’nun
siyasi faaliyetlerini devam ettirmek için bir ofis açtığı ve oradan
çalışmalarına devam ettiği duyuldu. Ardından, bir dahaki kurultay için genel
başkanlığa tekrar aday olacağı haberleri yayıldı. Ben bu davranışı
Kılıçdaroğlu’ndan beklerim. 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin 1977 yılından bu
yana ilk defa birinci parti olarak çıkması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm
hayallerini suya düşürdü. Kamuoyna halen daha “Ben aday olmak
istemedim, zorla beni aday yaptılar” gibi yalanlar söylemeye devam ediyor.
CHP’den 14 yıl boyunca bir Kemal Kılıçdaroğlu geçti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir daha CHP ve
Türk siyaset tarihinin önünden geçmemesi dileklerimle...
Yorumlar
Yorum Gönder