Son yerel seçimlerden sonra ülke siyasetindeki rüzgarın yönü
tamamen değişti. İktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi, kamuoyunda en
çok değişime giden partiler arasında yer alıyor gibi görünüyor. Seçim sonrası,
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kutuplaştırıcı siyaset
yerine yapıcı ve uzlaştırıcı konuşmalar yapmaya başladı. Açıkçası, kendisinden
böyle bir değişim beklemiyordum. Seçimden önce, "vekil başkan, esas olan
başkanın nerede?" gibi söylemlerle Ekrem İmamoğlu’nu ima ederek sürekli
Özgür Özel'i hedef alan Recep Tayyip Erdoğan, seçimden sonra neden Özgür Özel'i
parlatmaya ve öne çıkarmaya başladı? Recep Tayyip Erdoğan’ın bu politikasının
nedenlerini ve bu stratejinin arkasında yatan sebepleri bu yazımda detaylı bir
şekilde ele almaya karar verdim.
2023 genel seçimlerinden sonra ülkenin ekonomik olarak
girdiği kaos, AKP’nin seçmeninde ciddi bir tepki oluşturmaya başladı. "Ne
olursa olsun, soğan ekmek bile olsa reis" diyenler, "On bin TL emekli
maaşı mı olur? Kiralar, yaşam, her şey çok pahalı!" diye haykırmaya
başladılar. AKP’nin muhafazakar seçmen kanadı, alternatif olarak Yeniden Refah
Partisi'ne yöneldi ve seçimde CHP'nin birinci parti olmasında önemli rol
oynadılar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uzun yıllardır siyasetin içinde
bulunan ve siyasi stratejileri çok iyi bilen bir lider olarak görüyorum.
CHP kurultayından bu yana, ülkemizin parlayan yıldızı ve 2028 seçimlerinde
(erken seçim olmazsa) çoğu kişinin yeni cumhurbaşkanı olarak adlandırdığı Ekrem
İmamoğlu, yerel seçimden sonra iktidar tarafından Özgür Özel markasının altında
bırakılmaya çalışılıyor. Şu an basında Özgür Özel fırtınası esiyor. Bu durum,
en çok iktidarın hoşuna gidiyor gibi görünüyor. Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP
genel merkezinde Özgür Özel ile görüşmesi ve "İade-i ziyaret
yapacağım" demesi, artık muhatabımın Özgür Özel olduğunu, Ekrem
İmamoğlu'nun benim kalemim ve muhatabım olmadığını ima etmektedir.
Özgür Özel genel başkan olduğunda, Kemal Kılıçdaroğlu
döneminden daha farklı olur diye düşünmüyordum ama yanılmışım. Özgür Özel, CHP
genel başkanlığını kurultaydan bu yana çok güzel ve başarılı bir şekilde
sürdürdü ve açıkladığı politikalarla da sürdürmeye devam edecek gibi duruyor.
Ancak, bu başarılı ve herkesin gözü önünde olduğu dönemde, Özgür Özel'in Ekrem
İmamoğlu’nu ikinci plana asla atmaması gerekiyor. Gerçi kendisi basın
açıklamasında, 2023 genel seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nu kastederek
"Bir daha aynı hatayı yapmayız" gibi açıklamalar yaptı ama Türk
siyasetinde her şey anlık değişebilir. Bu nedenle, Özgür Özel'in sürekli olarak
dikkatli ve stratejik hamleler yapması gerekmektedir.
Benim düşüncem şu yöndedir: Özgür Özel'in genel başkanlık
görevini sürdürüp, cumhurbaşkanlığı seçimlerine parti başkanlığından bağımsız
ortak bir aday çıkartılmasıdır. Ortak aday derken, yüzde 1 bile oyu olmayan
partilerden oluşacak bir oluşumdan bahsetmiyorum; halkın ortak adayından
bahsediyorum. 2028 seçimlerinden beklentim, üniter parlamenter sisteme geri
dönüş. Bu süreç anında olacak bir iş değildir, kademeli bir şekilde geçilir.
CHP, seçimlere kadar kurumsal altyapısını güçlendirip parlamentoda çoğunluğu
sağlarsa, tek adam rejiminden üniter parlamenter rejime geçişte ciddi bir yol
kat edilmiş olur. O yüzden, Özgür Özel'in partiyi güçlendirip parlamentoda çoğunluğu
sağlaması lazım. Cumhurbaşkanı adayının ise parti genel başkanlığından bağımsız
olup ülkenin yönetimine odaklanması lazım. Bu yüzden, Özgür Özel'in bu tuzağa
düşmemesi, ülkenin yarınları için Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde önünü açması gerektiğini düşünüyorum. Tarih her zaman tekerrür
eder. Bu nedenle, siyasi stratejilerin
çok dikkatli bir şekilde belirlenmesi ve uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Ülkemizin geleceği ve siyasi istikrarı için, doğru adımların atılması
gerekmektedir. Hataların tekrar yapılmaması dileğiyle.
ONUR UZUNOĞLU - 17.05.2024
Yorumlar
Yorum Gönder