BAŞIBOŞ SOKAK HAYVANLARI


Öncelikle herkese iyi bayramlar dilerim. Uzun sürecek olan bayram tatilinde gündeminizi siyasetle ilgili yazılarımla meşgul etmek istemiyorum. Siyaset yerine, son zamanlarda ülkenin gündemini meşgul eden ve toplumu düşünce bakımından ikiye bölen sokak hayvanları sorununu kaleme almaya karar verdim.

Ülkemizde bazı sokaklarda gerek tek başına, gerekse çete halinde dolaşan aşırı hırçın ve vahşi köpekler mevcuttur. Yakın tarihlerde bu köpekler insanların ölümlerine sebep olmuştur. Artan başıboş sokak hayvanları saldırılarından sonra hükümet, sahipsiz sokak hayvanlarını uyutmak için bir fikir önerisi sundu. Bu öneri halkın büyük bir kısmında ciddi tepkilere neden oldu. Hatta başıboş sokak köpeklerinden dolayı şikayetçi olan çoğu kişiye bile ağır bir karar olarak geldi.

Şimdi gelelim kendi fikirlerime. Hayvanları küçüklüğümden beri çok severim, her zaman ailemizin bir köpeği olmuştur. Şu an bile 2 yaşında bir köpeğimiz var. Kendi özelimde de 2022-2023 arasında iş durumundan dolayı Kıbrıs'ta yaşarken sokaktan bir kedi bulduk. Türkiye'ye dönme vaktim geldiğinde kediyi dışarı bırakamadım. KKTC Bayındırlık Bakanlığı'ndan izin evraklarını alarak kediyi Türkiye'ye getirdim. 3 hafta önce de İzmir Kültürpark kapalı otoparkında yavru, 2 aylık siyah bir kedi büyük vahşi kedilerin saldırısına uğradı. O kediyi aldım ve o zamandan beri yavru siyah kedi benim evimde benim kedim oldu. Hayvanlara karşı sevgimi anlatmamda bu örnekler umarım yeterli olmuştur.

Şimdi gelelim bu konudaki düşünceme. Geçenlerde aşırı saçma bir durumla karşılaştım; başıboş sokak hayvanlarının uyutulmaması için hayvanseverler tarafından bir miting yapıldı. İyi, güzel ancak saçma olan şuydu: Herkes cins köpeğini alıp mitinge gelmişti. Jack Russell'lar, Terrier'ler, Golden Retriever'lar falan vardı. Ya madem bu kadar düşüncelisiniz, neden sokaktaki hayvanları sahiplenmek yerine cins köpekler satın alıyorsunuz? Bu durumu sürekli şikayet eden, hiçbir şeyi beğenmeyen ama o işle ilgili bir vazife yapma sırası kendilerine gelince hiçbir şey yapmayan insanlara benzettim mitinge cins köpekleriyle gelen insanları.

İkinci konu ise, bu konuyla ilgili sosyal medyada başıboş sokak hayvanlarını hiç düşünmeyen, umrunda olmayan ama mama satmak için uğraşan bir mama lobisi var. Amaçları insanları gaza getirip mamaları satmak.

Üçüncü konu şu: Twitter'da biri “Hayvanlar uyutulmasın ama çocuğum okul servisini beklerken köpekler parçaladı” diye post atmış. Altına bazı hayvanseverler “Çocuğun gebersin inşallah” gibi cevaplar vermişler. Bazı hayvanseverler durumu aşırı kutuplaştırıyorlar. Daha doğru bir dille ortak fikri yakalamak mümkün. Halktan çıkan ortak fikir, barınakların kapasitesinin arttırılması. Bu büyük bir bütçe gerektirir dendiğinde ise cevapları “Saraya, kamu harcamalarına deli gibi paralar gidiyor, sokak hayvanlarına da gitsin” deniyor. Evet, sarayın ve kamunun boş harcamaları aşırı fazla ama bu ülkenin bütçesi başıboş sokak hayvanlarından önce açlık sınırı altında kalan geçinemeyen emeklilere, asgari ücretlilere, yoksulluk sınırında yaşayamayan insanlara ayrılmıyorken devlet bütçesinin başıboş sokak hayvanlarına ayrılması büyük bir vicdansızlık olur.

Benim alternatif düşüncem şudur: Ülkemizde 90 milyona yaklaşan bir nüfus var. Çok fazla hayvansever var. Bu konu için kar amacı gütmeyen bir dernek kurulabilir. Bu dernek doğrudan devletle entegre olacak. Devletin barınakları işlemeye devam edecek. Kapasitenin yetmediği durumlarda kurulacak olan derneğe bağlı barınaklar olacak ve derneğin finansmanı hayvanseverlerin bağışlarıyla sağlanacak. Bir sorun sözlü olarak savunulacak; şunu yapın bunu yapın ama sıra bize gelirse hiçbir şey yapmayız olayı değildir. Madem hayvanseveriz, o zaman sadece akıl vermek yerine faaliyete de geçeceğiz. Hayvanların uyutulması çok korkunç bir olay ama lafta kalıp sadece öneri vermek, işin ucundan tutmak gerektiğinde kaçmak daha korkunç bir olay. Her canlının yaşama hakkı vardır. Güzel, yaşamlı ve güvenli sokaklı güzel günleri görmemiz dileğiyle.

ONUR UZUNOĞLU - 16.06.2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EĞER OLURSA

AK MODA

SOYDAŞLAR?