GÖRÜNMEYEN TARAF

 

Türk siyasetinde, uzun zamandır beklenen ve farklı bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirilebilecek bir pencere açılmaya başladı, ancak bu yeni dönemin penceresinden içeri giren rüzgar biraz yakıcı bir rüzgar. Bu pencereyi açan rüzgarın yakıcılığının nedenlerini ve bu durumu etkileyen diğer faktörleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 18 yıl aradan sonra Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezini ziyaret etmesi sebebiyle kaleme almaya karar verdim.

Ben, 30 yaşında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. 2002 yılında henüz 7 yaşında küçük bir çocukken, o günden bugüne kadar sadece Adalet ve Kalkınma Partisi ile Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidarı gördüm. Geçmiş araştırmalarımda Ecevitler, Demireller, Özallar gibi Türk siyasetine damga vurmuş isimlerin iktidarları döneminde uyguladıkları politikaları ve aldıkları kararları çok okudum, çok inceledim, fakat kendi yaşam sürem boyunca sadece bir hükümet deneyimledim.

Bu hükümetin ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'ni neredeyse kişisel meselesi haline getiren Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında daha geçen yıla kadar dile getirdiği olumsuz ifadeler hâlâ aklımdan çıkmıyor. 2023 genel seçimlerinde, tabi bunun öncesinde de sürekli olarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediği "Bunlar FETÖ'cü, PKK ile işbirliği içindeler, terör örgütleriyle kol kolalar" gibi doğrudan Cumhuriyet Halk Partisini ve mensuplarını hedef alan söylemleri vardı. Bu tür söylemler, Adalet ve Kalkınma Partisi seçmeninde ciddi bir etki yaratarak Türkiye'de kutuplaşma siyasetinin önünü açtı ve bu durum günümüzde de devam etmekte.

Günümüzde, AKP'li ve CHP'li olan iki arkadaş arasında, AKP'li olanı, tek argüman olarak "Siz PKK ve FETÖ'cülerle birliktesiniz" söylemini üretip CHP'lilere sunuyor. Bu da bazı anlarda ciddi anlamda sinirlerin gerilmesine yol açıyor ve toplumsal gerginliği artırıyor. Peki, ne oldu da bir anda FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleriyle sözde kol kola olan Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezine Cumhurbaşkanı Erdoğan 18 yıl aradan sonra ziyaret etti? Yerel seçimlerden sonra siyasette Recep Tayyip Erdoğan'ın bir yumuşama sürecine girdiği doğru olabilir, ancak bu durumun ardındaki nedenler daha farklı görünüyor.

Tayyip Erdoğan, CHP'yi değil, Özgür Özel'i parlatıp son yılların yükselen yıldızı Ekrem İmamoğlu'nun önüne çıkarmak ve Ekrem İmamoğlu'nu gölgelemek için tam gaz çalışmalarına gizliden devam ediyor. Özgür Özel, son açıklamalarında "Bizim adayımızı halk belirler, Kılıçdaroğlu gibi zarfı yemeyiz" gibi ifadeler kullanmış olsa da Recep Tayyip Erdoğan, zarfı yedirmek için gizliden politikalarını sürdürüyor. Yoksa durduk yere "FETÖ'cülerin, PKK'nın ve diğer terör örgütlerinin partisidir Cumhuriyet Halk Partisi" diyen Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı kimliğiyle bu ziyareti gerçekleştirmez.

Ben olayın yeni anayasa, emeklinin durumu, yeni vergi reformları olduğunu hiç sanmıyorum. Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin bu kadar içine girip CHP genel merkezine kadar geliyorsa, bu CHP'nin iyiliğini düşündüğü için değildir. Son seçimlerin galibi Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı ve kurmayları, bu gibi ziyaretler ve açıklamalara göre pozisyon almalı ve politikalarını ona göre üretmelidir.

ONUR UZUNOĞLU - 13.06.2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EĞER OLURSA

AK MODA

SOYDAŞLAR?