ZORU BAŞARMAK

 

Bir ülke hayal edin, Asya ve Avrupa'nın ortasında. Ülkenin bölgelerindeki çoğu toprak aşırı verimli ve çoğu tarım ürünü yetişiyor. Bir ülke düşünün, yaz turizminin gözdesi olan, Akdeniz, Ege ve Karadeniz'de deniz sahası olan. Bir ülke düşünün, coğrafi yapısından dolayı hayvancılığa son derece uygun olan. Bir ülke düşünün, birçok tarihi eseri ve geçmiş dönem medeniyetlerini kendi topraklarında barındıran. Böyle bir ülke hayal ettiğinizde, bu ülkenin bulunduğu konum ve topraklarının verimliliğinden dolayı yüksek refah, halkın zenginliği, istenilen çoğu şeye çalışarak kolay ulaşım, mutlu bir gençlik, mutlu bir halk ve kısacası çoğu dünya ülkesinin parmakla göstereceği bir ülke düşünürsünüz değil mi?

Bahsettiğim ülke, kendi ülkemiz olan Türkiye. Türkiye, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan, yaz kış turizminin yıl boyunca yaşandığı, toprak verimliliğinden dolayı çoğu tarım ürününün yetişmesine uygun olan, coğrafi şekillerinden dolayı hayvancılığa müsait olan bir ülke. Ülkemizde şu an yönetimde olan iktidar, zoru nasıl başardı? Ülkemizin bugün içinde olduğu durumu ele almak için bu yazımı kaleme almaya karar verdim.

İlk olarak asgari ücretten başlamak isterim. Asgari ücret, fiyatını arttırarak enflasyonu yeneceğiniz bir maaş türü değildir. Asgari ücreti ne kadar arttırırsanız, enflasyon o kadar artar. Bugün asgari ücret alan bir kişinin tek başına barınması imkansıza yakındır. İzmir'den örnek verecek olursak, ev kirası, elektrik, doğalgaz gideri yaklaşık minimum 14.000₺ civarındadır. Buna toplu taşıma ve gıdayı eklediğinizde bu fiyat 17.000₺'yi fazlaca geçiyor. Asgari ücretli geçinemedi, bu bir.

İkincisi, başka bir şehirde üniversite kazanan bir gencin hem okuluna gitmesi hem ders çalışması hem de bir yerde yarı zamanlı çalışması lazım. Yarı zamanlı işten ortalama 10.000₺ kazanıp, ailesi de ortalama 5.000₺ ve 7.000₺ arası para yollarsa ve devlet yurduna yerleşemeyip özel yurtta kalırsa barınması imkansızdır.

Üçüncü, yeni evlenecek olan çiftler. Krediyle ev almak imkansız ötesidir. Bugün iki milyon Türk Lirasının geri ödemesi aylık 70.000₺'dir. Bugün yeni mezun, evlenen evli bir çiftin maksimum gelirleri ortalama 50.000₺ ve 60.000₺ arasındadır. Gençler için ev almak hayal olmuştur. Araba konusuna girmiyorum; arabanız olmadığı durumlarda toplu ulaşım alternatifleri var ama ev öyle değil. Evsiz kalırsanız sokakta kalırsınız. Yeni evlenen genç çiftlerin yüksek kiralar ve hayat pahalılığı altında ezilmemesi mümkün değildir.

Dördüncü konu, emekliler. Sen hayatın boyunca çalış, tüm primlerini öde, gel yaşlanınca sana 10.000₺ emekli maaşı versinler. Eğer emeklinin kendi evi değilse, kira ise geçinmesi mümkün değil. 60 yaşından sonra da dinlenmek ve kendine zaman ayırmak yerine, hayatının sonuna kadar, o da sağlığı el verirse, çalışmak zorunda kalacaktır.

Kısaca özet geçmeye çalıştım: Topraklarımız bu kadar verimliyken, her türlü hayvancılık ve tarım ürünlerinin yetiştiriciliği ülkemiz coğrafyasında mümkünken, dünyada gıda enflasyonunda birinci oluyoruz. Kira artışında birinci oluyoruz. 2+1, 20 yıllık konut fiyatlarımız, Amerika'da villa fiyatıyla aynı, bazı eyaletlerde ise geçiyoruz bile. Böyle aşırı verimli, her bölgesi ayrı bir özel ve güzel olan bir ülkenin bu halde olması, akıllara zarar verip insanın canını çok sıkıyor. Ülkemizin daha güzel ve mutlu günlerini görmemiz dileklerimle…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EĞER OLURSA

AK MODA

SOYDAŞLAR?