CHP VE ERKEN SEÇİM
Herkese merhaba.
Bugünkü yazımda, fikir babası CHP Genel Başkanı Özgür Özel olan, ülkemizde erken seçim ve CHP’de parti üyeleri arasında Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için ön seçim yapılması konusundaki düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.
2023 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Bu süreçte ülke ekonomik olarak resmî olarak iflas etmiş sayılmasa da bana göre fiilen iflas etmiş durumda. Seçim günü ABD doları 16 lira iken, bugün Merkez Bankası’nın müdahalelerine rağmen 36 lira bandında seyrediyor. Resmî enflasyon rakamlarının ötesinde, hissedilen enflasyon bu oranların çok üzerinde.
2023 yılında ekonomik koşullar bugünden çok daha iyi olmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yanlış aday tercihlerinden biri olan Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkarılmış ve seçim ikinci tura kalmıştı. Bugün ise durum hem çok daha kötü hem de çok daha farklı.
Günümüzde birçok kişi, "Muhalefet muhalefet yapmıyor!" diye eleştirilerde bulunuyor. Değerli dostlarım, Türkiye Cumhuriyeti'nde şu an kuvvetler ayrılığı mevcut değildir. Yargı, yasama ve yürütme tüm güçleriyle Cumhurbaşkanlığı makamında birleşmiş durumdadır. Muhalefetin, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi'nin yapması gereken tek şey, gündemi sadece ve sadece erken seçimle meşgul etmektir.
Bazı gazeteciler köşe yazılarında "CHP ve muhalefet ekonomiden bahsetsin, ülkenin içinde bulunduğu diğer sıkıntıları dile getirsin" diyor. Peki, diyelim ki CHP ve muhalefet her gün, her fırsatta – gerek mecliste, gerek grup toplantılarında, gerekse milletvekillerinin katıldığı canlı yayınlarda – ekonomiden bahsetti. Ancak sizler, 2002 yılından bu yana AKP ve Recep Tayyip Erdoğan iktidarında yaşayan halksınız. Şu an muhalefet 24 saat boyunca baskı yapsa bile hiçbir şeyin değişmeyeceğini bilmiyor musunuz?
Bu ülkede bir şeylerin değişmesi için yapılması gereken tek şey, ülkeyi erken seçim psikolojisine sokmaktır. Bu iş, sadece kamuoyu önünde ekonomi kötüye gidiyor demekle ya da kırmızı kart göstermekle düzelecek bir durum değildir. Türkiye'nin kendine gelebilmesi için acilen bir erken seçime ihtiyacı vardır. Hatta gerekirse seçim bu pazar bile yapılmalıdır.
Bir diğer konu ise CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi durumunda, iktidarın bu adayı yıpratacağı gerçeğidir. Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kazanma şansı en yüksek iki aday Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’dur. Ekrem İmamoğlu her açıklamasının ardından çok kısa sürede soruşturmaya maruz kalıyor. İktidarın troll ordusu ise sosyal medyada, özellikle X platformunda, onu sürekli linç ediyor. Keza iktidar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve diğer CHP belediyelerine karşı aynı baskıcı ve totaliter tavrını sürdürmeye devam ediyor.
Benim düşünceme göre, CHP’nin erken seçim konusunu gündeme getirmesi ve aday olarak Mansur Yavaş ya da Ekrem İmamoğlu’nu belirleyerek halka sunması doğru bir adımdır. Bu strateji, halkı erken seçim psikolojisine sokar. Türk siyasetinde ve toplumda sadece seçim konuşulmaya başlanır.
Erken seçim olması durumunda, Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için belirli hukuki koşulların oluşması gerekir. Benim tahminim, Türkiye’nin 2026 Mayıs ayında seçime gideceğidir.
Bu senaryonun en büyük handikapı, olası bir ön seçimde Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesi durumunda, Mansur Yavaş’ın tepki göstererek bağımsız aday olması ihtimalidir. Evet, bu büyük bir risktir; ancak Türkiye'nin içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi için risk alınması gerekmektedir. Sonuçta, bu yol zorlu ve riskli bir yoldur.
Türkiye’nin içinde bulunduğu bu durumdan kurtulmasının tek yolu sandıktan geçer. CHP ve muhalefetin izlediği, hızlandırılmış seçim ve aday belirleme politikası, halk üzerinde seçim psikolojisini oluşturmak açısından doğru bir stratejidir.
Daha güçlü bir demokrasi ve daha refah içinde bir Türkiye dileğiyle…
ONUR UZUNOĞLU
05.02.2025
Yorumlar
Yorum Gönder