AK MODA

 Herkese merhabalar,

Bugünkü yazımda gazetecileri susturmak adına zindanlar yerine elektronik kelepçeli ev hapsi uygulamasını ele alacağım. 2002 yılından bu yana, Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kez seçim kaybedeceği gerçeğiyle hem biz hem de kendisi yüzleşti. 2002’den bu yana ağırlıklı olarak Kemal Kılıçdaroğlu ile yarıştığı için iktidarını şüphesiz ve rakipsiz bir şekilde koruyan Erdoğan, her seçime muhalefetin belirlediği adaylarla, demokratik bir ortamda, zevkle girdi. Ancak bu sefer, iki dev isim Yavaş ve İmamoğlu ile karşı karşıya gelmenin verdiği gerginlikle elindeki tüm kartları açmaya başladı.

Birkaç gözaltı ve tutuklamanın ardından, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, seçim kazanma tehlikesiyle tutuklandı ve hâlâ Silivri’de esir olarak tutuluyor. Şimdi sıra, halkın doğru haber alma özgürlüğüne geldi. Bu sabah, Türkiye’nin önemli gazetecilerinden Timur Soykan ve Murat Ağırel gözaltına alındı. Haber alma ve kitleleri bilgilendirme, geçmişte ve günümüzde, dünyanın en güçlü silahından bile daha etkili bir güçtür. Bilinçli vatandaş sorgular, sorgulayan yanlışa karşı çıkar, karşı çıkan ise otoriteye karşı demokratik bir ortamda oy kaybına neden olur ve bu da seçim kaybı demektir.

Bir zamanlar, 2000’lerin başlarında, kot pantolonlara zincir takma modası vardı. Şimdi ise yeni moda, ayak bileğine elektronik kelepçe takmak oldu. Ancak bu elektronik kelepçeyle, 2000’lerdeki gibi dışarıda değil, evinizde dolaşacaksınız. Bu modayı ilk kez yakın zamanda Özlem Gürses’te gördük; modayı takip edenler arasına İsmail Saymaz da katıldı. Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin hayran kaldığı bu “ak moda” modeli, sanırım Murat Ağırel ve Timur Soykan’da da uygulanacak.

Özlem Gürses, İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Timur Soykan, ülkemizin sadece basın tarafında değil, her alanda değerleridir. Hukuk, her iktidar döneminde liberal, muhafazakâr, sosyal demokrat, sosyalist, aklınıza hangi görüş gelirse herkese lazım. Bugün gözleri kör olan seçmenin, bu hukuksuzluklara “iyi olmuş” demesi, vicdani bir yokluğun belirtisidir. Hukuksuzluğun bedeli, gerek ekonomik gerek vicdani olarak, kaldırılamayacak bir ağırlıktır.

Umarım bugün gözaltına alınan iki değerli gazeteci serbest bırakılır. Umarım hukukun her dönem, her görüşten vatandaşa eşit uygulanacağı günlere hasret kalmayız. Gidişat iyi değil; gazetecilere yapılan cadı avında, bölüm sonunda büyük balık Fatih Altaylı’yı da gözaltına alacaklar gibi görünüyor. Umarım bu senaryoların hiçbiri gerçek olmaz. Basının özgür olduğu günlerde görüşmek dileğiyle.

ONUR UZUNOĞLU

10.04.2025

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EĞER OLURSA

SOYDAŞLAR?